sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

412 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.


yabanmersinli turta olarak çalışıyor. http://twitter.com/Estherkimki adlı bir sitesi var.
  • bloguna son yazdığı yazı: Aptal.

.

.

rss kaynağı

ah sosyom canım sosyom..
herkes kara doymuşken benim için beyaz gelinliğini giymen ne hoş olmuş.
hemen gidip kahve yapayım, romantik bir müzik dinleyeyim sana bakarken, içleneyim az.

Esther   1 gün önce  

rss kaynağı

...

"Bencil, sabırsız, biraz da güvensiz biriyim. Hatalar yapıyor, kontrolden çıkıyor ve zaman zaman zor başa çıkılır biri oluyorum. Ancak benim bu kötü yanımla başedemiyorsanız, iyi yönümü kesinlikle hak etmiyorsunuz demektir."

Esther   3 gün önce  

"Güzel kızların ağlayarak ilahiler okuduğu gecede, yanmakta olan bir Hint'li cesedi gibiyim..."

Esther   3 gün önce  

"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm. "

Esther   3 gün önce  

"Eğer elli üç dakikam olsaydı bir su pınarına doğru ağır ağır yürürdüm."

Esther   3 gün önce  

"Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkanıp kalmış biri için, dünyanın kendisi kötü bir düştür.."

Esther   3 gün önce  

"Nefret edecek kimse bulamadığınız zaman kendinizden nefret edersiniz."

Esther   3 gün önce  

"Bana şu boktan dünyada aynen göründüğü gibi olan tek bir şey ver."

Esther   3 gün önce  

"Yanlış yolda yürümek, doğru yolda beklemekten iyidir."

Esther   3 gün önce  

"Rakı balık gibiydik. Olmazsa olmaz değildik, ama olsaydık iyi giderdik."

Esther   3 gün önce  

''Seni anlıyorum demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğinin kokusunu, anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini, çocuğunu."

Esther   3 gün önce  

“Ne ölüm, ne de hayat! Hiç biri kovalamıyor beni rüyalarımda. Hiçbirinin eli bana değmiyor. Çünkü ellerim ceplerimde hiç olmadıkları kadar. Varlığıma nedensizlikten delirdim ben. Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. Hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi. İnansaydım herhangi birine, uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. Okyanuslar kırmızı olurdu. Pıhtılaşmış kanlardan siyah dağlar yükselirdi. Ama inanamadım. Bir türlü inanamadım.. Bütün hayat bir ilüzyon. Benim gibi. Kayra gibi..”

Esther   11 Ocak 2012 03:37  

Hayal etmeye çok ufak yaşta başladım. Belki de benim hatam bu oldu. Artık hayal edecek pek bir şey bulamıyorum.

Esther   05 Ocak 2012 02:17  

Sıfırdan hayatlarını yaratmış insanların hikayeleri kadar, hayatlarından bir sıfır yaratmış olanlarınki de gösterişlidir.

Esther   05 Ocak 2012 02:00  

Artık bu yalancı dünyayı beğenmiyorum. Çiçeklerden papatyayı insanlardan Selim'i beğeniyorum. Şimdiye kadar yapılan bütün teklifleri reddettim. Şimdi ben teklif ediyorum. Duygularımı hangi kalıba dökeceğimi bilemiyorum. Bir rahibe bulursam manastıra çekilebilirim. Ruhunu dinlendirmek için Selim de çekilebilir. Hep birlikte çekiliriz. Siz yemekleri yaparsınız ben alışverişi.
Selim dinlensin. Sizden öğrendiklerini düşünsün.

Esther   30 Kasım 2011 00:57  

bir şey, sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez, ona anlam veren ölümdür yalnız.

Esther   21 Kasım 2011 17:02  

Örneğin şu ben varım diyen acı dolu geveleme: onu çevreleyen benim. Varım, var olduğumu düşünüyorum. Ah bu var olma duygusu ne uzun bir şerit. Bende yavaş yavaş açıyorum onu. Düşünmeyi engelleyebilsem bari! Deniyorum, başarıyorum: başım dumanla doldu gibime geliyor... Derken işte yeniden başlıyor.

Esther   21 Kasım 2011 16:57  

İnsanlar kahramanları oynuyorlar; çünkü korkaklar. Azizleri oynuyorlar; çünkü kötü ruhlular. Suikastçiyi oynuyorlar; çünkü yanıbaşlarındaki komşularını öldürmek için yanıp tutuşuyorlar. İnsanlar oynuyorlar; çünkü doğuştan yalancılar.

Esther   21 Kasım 2011 16:52  

Hayattaki en zor şey; geçeceğin köprülerle, yakacağın köprüleri ayırt etmektir.

Esther   16 Temmuz 2011 22:41  

Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. ve tükenmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor. Aslında yalan söylüyorum. Ben hiçbir şey aramıyorum ve beklemiyorum. Sadece duruyorum. Kaçanı da durduruyorum. ''durun!'' diyorum, ''gitmenize gerek yok. onlar size gelirler.

Esther   16 Haziran 2011 03:33  

Yapamıyorum Kinyas. Yazamıyorum. Bütün bunların hiçbir değeri yok. Ne doğru dürüst cümleler kurabiliyorum, ne de gerçeği böylesine anadan üryan anlatmak hoşuma gidiyor. Seversin vazgeçmeyi. Bu işten de vazgeç. Mutluluğundan vazgeçtiğin gibi!

Esther   26 Mayıs 2011 01:59  

İnsan doğar. On-on beş yıl sonra dünyanın nasıl bir tezgah olduğunu ve doğumla ölüm arasına nasıl hapsedildiğini fark eder. Bu aslında bir histir, bilgi değil. Ve ilk tepkisini verir. Avazı çıktığı kadar bağırarak. Bu çığlık, bir kalabalığın içinde cüzdanını çaldırdığını fark eden kişinin çaresiz haykırışına benzer. Önce, aşağılayan ve umursamaz bakışlar atan kalabalık, sonra da aşırı gürültüye dayanamayıp, içlerinden birini, bağırığ çağıranla konuşmaya gönderir. O da gidip "Biz de çaldırdık cüzdanı, ne var?Senin gibi kıçımızı yırtıyor muyuz?" der. Böylesi bilimsel bir müdahale için, genelde diplomalı olanlar tercih edilir. Kalabalığın kayıtsızlığı karşısında yavaş yavaş sesi kesilen yaygaracı, gerçeği kabullenir ve çevresindeki boşluğu insanlarla doldurur. Buna, büyüme denir. Yetişkin olma. Tam olarak, yetişkin uysallığı. Yapay bir haldir. Tasarlanmıştır. İşlevselliği üzerinde hesaplar yapılıp öyle biçimlendirilmiştir. Yetişkin uysallığının temeli, toplumun varlığının sürdürebilmesi için toplumdaki her bir bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar. Ve en önemlisi, yetişkin uysallığı, tamamen ölçüsüz bir dünyada, milimetrik biçimde ölçülüdür. Yaş ağacın eğilip kendi köküne oral seks yapmasından ibarettir. Oysa on dört yaşındaki bir çocuğun, ergen öfkesi olarak nitelenerek küçük görülen aşırı davranışları, doğal olandır. Gözlerindeki doğum çapakları dökülmüş ve dünya üzerinde dönen bütün dolapların sırtına yüklenmiş olduğunu anlamıştır. Kendini odasına kilitleyip dışarıyı dışarıya hapsetmeye çalışır. Ya da kapıları ve duvarları avazı çıktığı kadar bağırarak yıkmaya. Tepkileri, insanın ateş saçan bir ejderhayla karşılaşınca vereceği türdendir. Dolayısıyla bu tepkinin,hayatta kalındığı sürece, yani ejderha yok olup gitmediği sürece devam etmesi gerekir. Ancak tabii ki, böylesi bir hayat boyu ergenler güruhu toplum yapısını sikip atacağından, yetişkin uysallığına geçiş, insanlığın bir gereği olarak algılanır. Toplumsal bir farz. Ama bazılarının kafası kalındır ve onlar son nefeslerine kadar bağırmaya devam eder. Çünkü hayat aşırı bir süreçtir, çünkü dünya aşırı bir yerdir ve ikisinin de hak ettiği, suratlarının ortasına inen aşırı şiddetli yumruklardır. Bu yüzden, ergen isyanı, bir insanı öldürmek için onu altmış kez bıçaklamaktır. Çünkü gözlerini dünyaya ancak on dört yaşlarında açabilen biri, her insanın, ağzı tüten en az altmış ejderha tarafından kuşatılmış olduğunu anlayandır. Sonuç olarak, insanlığın ergenlik hali, bütün aptallığına rağmen, hayatı boyunca, özgür bir yaratığa en çok benzediği dönemdir...

Esther   09 Mayıs 2011 19:10  

"Şeytan,eğer iyi tanıyorsam,'İçgüdülerinize inanmayın, sezgilerinizden sakının!' diyendir.O,bizim insan kalmamızı ister;fazlasıyla insan.Eğer bir düşüşe sürükleniyorsan, devam etmeye zorlar.Seni tepeden aşağı yuvarlamaz; yalnızca uçurumun kıyısına itekler.Ve orada,onun insafına kalırsın. Onu iyi tanırım çünkü sık karşılaştık.İpin üzerinde yürürken seni izlemeye bayılır.Ayağını dolaştırır ama düşmene izin vermez.

Sözünü ettiğim onun içindeki şeytanlık elbette..Ve, Tanrım yardım et, onu bu denli çekici kılan buydu.Ruhu benim için melek gibiydi;kişiliği ise, en azından gösterdiği kadarıyla şeytani. Kendime sık sık onun nelerden oluştuğunu sordum. Ve her gün farklı yanıtladım bunu. Irkla, çevreyle, kalıtımla, savaşla, yoksullukla, vitamin eksikliğiyle, sevgi eksikliğiyle, akla gelebilecek herhangi bir şeyle ya da her şeyle açıkladım onu. Ama hiçbiri yeterli olmadı O sanki bir 'insolite'ti (bir 'olağandışı'). Peki ben onu neden bir kelebek gibi iğnenin ucuna takmak zorundaydım? Kendisi olması yeterli değil miydi? Hayır! Hayır yeterli değildi. Daha fazla, ya da daha az bir şey olmalıydı. Elle tutulur, anlaşılabilir bir şey olmalıydı.

Ve bu ne kadar aptalca geliyor; benim dışımda herkes onun 'ne mal olduğunu' biliyor gibiydi. Benim içinse bir bilinmeyendi.
Kendimi iyi tanıdığımdan bunun da kadınlarla aramdaki alışılmış durum olduğuna inanmaya çalıştım. Ulaşılmaz olanı nasıl da severim! O, bölünemeyen sayılar gibiydi. Karekökü de yoktu. Yine de, söylediğim gibi, başkaları onu okuyabiliyorlardı. Aslında, bana da anlatmaya çalışıyorlardı. Boşuna! Hep açıklayamadığım bir artan kalıyordu..."

Esther   14 Nisan 2011 15:24  

Mutluluk peşinde,kadınların peşinde,özgürlüğün peşinde koşmuştum hem de nasıl.Bir ülkeyi kurtarmak istemiştim.Kural tanımayan hareketlere katılmıştım.Toplantılarda konuşmuştum.
Her şeyi ciddiye alıyordum,sanki ölümsüzmüşüm.İşte ölümü düşündüğüm gün,bütün hayatım önüme seriliymiş gibi bir izlenim uyandı içimde;kutsal bir kuruntuymuşum demek ki.
Mademki sona erecek,hiçbir şeye değmezmiş.Olmadık zamanlarda olmadık insanlarla nasıl gezip tozabildiğimi sordum kendime. Öleceğimi bilseydim tek parmağımı oynatmazdım.
Hayatım önümdeydi,kapalı saklı bir çanta gibi.Gel gelelim içinde olanlar daha bitmemişti.Bir an hayatımı yargılamaya kalktım.
Kendi kendime;güzel bir hayattı demek istedim.Ama yargıya varamıyordu insan.Bu bir tuzaktı. Zamanımı ölümsüzlük için uğraşmakla geçirmişim,bir şey anlamamışım.Hiçbir şeyden hayıflanmıyordum,ama ölüm hepsini berbat etmişti.

Esther   13 Şubat 2011 00:51  

Hayatımı mahvetmek isterler!
Beynimi yıkayarak şaşırtmak isterler!
Ama kaçtım.
O kadar da deli değilim.
Zehir içmem için,ampul yutmam için,emrederler.
Ampuller!
Ruhumu köreltip,dans eden bir ayıya benzetmeye çalışırlar!
Kanatlarımı kırpmak isterler be!
Kanatsız bir ruh ne işe yarar?
Benim ruhum özgürdür.
Bir kuş gibi özgür!
Süzülerek yükselir,sonra aşağıya pike yapar.
Bazen ağlar,kalan zamanlarda da şarkı söyler ve güler!
Allah Baba dünyaya indiğinde çingenelerle başedememiş ve ilk uçakla geri dönmüş.
Benim kabahatim değil!

Esther   04 Şubat 2011 19:41  

"hepimiz heba oluyoruz...lanet olsun, bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle olmuş..reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde..nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz...bizler tarihin ortanca çocuklarıyız..bir amacımız yok; ne büyük savaşı ne de büyük buhranı yaşadık..bizim savaşımız, ruhani bir savaş..ve bunalımımız kendi hayatlarımız..."

Esther   01 Aralık 2010 19:04  

"Öyle kolay bir sanat değildir uyumak.Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir."
"Kimine göre yalnızlık hasta kişinin kaçışıdır, kimine göre de hasta kişilerden kaçıştır."

Esther   15 Eylül 2010 21:10  

İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum.Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.

Esther   15 Eylül 2010 11:55  

Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makul biri değilim.Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. iyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları.ilgimi çekerler.Küçük süpriz ve patlamalarla doludurlar.Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan.Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni.Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.

Esther   30 Haziran 2010 16:04  

Uslu bir çocuk olarak ölene dek boyun eğecektim,ama kendime.

Esther   10 Haziran 2010 11:11  

bazen algınlaşırım
nerede olduğumu bilemem,
birkaç adım tökezler, yitik hissederim
kendimi..
tanıdığım herkes benden daha
uzun
daha zeki
daha müşfikmiş
gibi gelir bana,
ve daha az çirkin
elbette
ama asla uzun sürmez
uzun sürmez
bu ruh hali..
etrafıma sıkı bir
bakış atarım,
çepeçevre
sert bir bakış
ve aklım başıma gelir
gelir
ama
bir süre için
sadece..

Esther   05 Haziran 2010 00:31  

Hadi içelim! Nefrete, acıya ya da sabaha! Ne farkeder? Üzgün bile değilim. Seçimlerini kendi belirler insan. Bu gün canım seni istemiyor... Yarın sensiz yaşayamam... Sonsuza dek hayatımda kal... Hep aynı yere varır aptallar. Artık zaaflarınızla barışın. Ona hayat denir. Ben hiç yalan söylemem. Ne gelecek hakkında ne de kalbimden bahsederken. Hepiniz içimde saklı kalmış duygu kırıntıları araştırırsınız. Çocukluğumun travmalarını, parasızlığımı, çaresizliğimi kurcalayıp durursunuz. Daha önce de tekrarladım. Bir kez daha söylüyorum. Ben kimseyi sevmiyorum. Defolun!

Esther   27 Mayıs 2010 17:03  

Yalnız kalmaktan daha kötü
Şeyler de vardır hayatta,
Ama genellikle
Bir ömür alır bunun
Farkına varmak...
O zaman da
Çok geçtir,
Ve çok geçten
Daha kötü
Bir şey yoktur
Hayatta.

Esther   18 Mayıs 2010 16:26  

Hislerine yenik bir ceset.Hep hissettim.Düşünmem gereken her an, sadece duygularımla yaşadım.Yenik düşmekse;evet. Duygularıma yenik düştüm.Mantık adındaki düşünce oyununu bir türlü beceremedim. Mantıkla yaşamak,sahtelikle yaşlanmaktır,bana göre. Mantık o anda,o durumda hissedilenleri yaşamaya engel olur.Hissedilenleri bir kenara soyunur,başka bir zaman giymek için yıpranmaya bırakırsın.Sahte bir kimlikle sahte bir oyunun içinde bulur insan kendisini.Hep hissettim. Hep yanıldım.Hep yenildim.

Esther   17 Mayıs 2010 19:45  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. file çorap

    file çorap

    98 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.



 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage